Sanction Scanner’dan complead’e: Yaptırım taramasından bütünleşik risk yönetimine
Müşterilerin uyum ve risk operasyonlarını tek noktadan yönetme ihtiyacı, Sanction Scanner’ı complead’e taşıdı. Kurucu Fatih Coşkun ile bu dönüşümün arkasındaki ihtiyaçları, Fusion’ın ortak veri altyapısını, yapay zekâ ile insan kararının sınırlarını ve ABD odaklı büyüme stratejisini konuştuk.


Sanction Scanner’dan complead’e geçiş kararını hangi noktada aldınız? Altı yılda oluşan marka bilinirliğini düşününce, isim değişikliğini gerekli kılan temel gelişme neydi?
Sanction Scanner, 2020'de şirketi kurduğumda ürün için doğru bir isimdi. O dönem yaptığımız iş tam olarak yaptırım listelerini taramaktı. Bugün ise bunun çok ötesinde bir iş yapıyoruz. Son yıllarda bize gelen taleplerin çoğu "yaptırım taraması arıyoruz" değil, "tüm uyum ve risk operasyonumuzu tek bir yerden yönetmek istiyoruz" diye başlıyordu. Bir noktadan sonra isimle ürün arasındaki mesafeyi görmezden gelemez olduk.
Zamanlamayı ise sektörün kendisi belirledi. Uyum alanının önümüzdeki beş yılda, geçmiş yirmi yılda olduğundan daha fazla değişeceğine inanıyorum. Bugün piyasaya hâkim olan sistemlerin çoğunun da bu değişimi aşamayacağını düşünüyorum. Şu anda ABD pazarına yoğunlaşıyoruz ve kendimizi altı yıl önce ne yaptığımızla değil, bugün ne yaptığımızla anlatmamız gerekiyor.
Bilinirliği kaybetmek gibi bir endişemiz yok, çünkü markadan vazgeçmiyoruz. Sanction Scanner, complead çatısı altında yoluna devam ediyor. complead ismi üç fikri bir arada taşıyor: altı yılda kurduğumuz temeli anlatan compliance, riskin bütünlüklü görünümünü anlatan complete ve riskin peşinden koşmak yerine önüne geçmeyi anlatan lead. Aslında bütün bakış açımız bu isimde özetleniyor.
Yaptırım taramasıyla başlayan yolculuğunuz bugün uyum, risk ve dolandırıcılıkla mücadeleyi kapsıyor. Bu genişlemeyi en çok hangi müşteri ihtiyaçları yönlendirdi?
Müşterilerimizle birlikte öğrendiğimiz en önemli şey, riskin parça parça gelmediğiydi. Bir müşterinin medyada temiz görünmesi, ortaklık yapısının şeffaf olduğu anlamına gelmiyor. Yaptırım listesinde yer almaması da işlemlerinin temiz olduğunu göstermiyor. Kurumlar bu sinyalleri ayrı araçlarda, ayrı ekranlarda takip ediyor ve tek bir doğruya ulaşmakta zorlanıyor.
Platformun kapsamını genişleten de bu ihtiyaç oldu. Yaptırım taramasının yanına olumsuz medya takibi, işlem izleme, fraud tespiti, müşteri risk değerlendirmesi, KYC/KYB ve sürekli izleme eklendi. Bazı müşteriler için öncelik operasyonun kendisiydi. DLL Group gibi kurumlar vaka yönetimi, eksiksiz bir denetim izi ve GDPR'a hazır bir yapı istiyordu. Kısacası bu genişleme, ürün stratejisinden çok müşterilerin masaya koyduğu sorulardan doğdu.
complead Fusion, farklı risk süreçlerini ortak bir altyapıda birleştiriyor. Bunun bir müşterinin günlük operasyonunda nasıl bir fark yarattığını somut bir örnekle anlatabilir misiniz?
Fusion'ı en kısa haliyle şöyle tanımlıyorum: tek bir veri katmanı üzerinde çalışan tek bir sistem. Farkı bir alarm üzerinden anlatayım. Parçalı bir yapıda analist bir tarama alarmını açtığında müşterinin risk profiline bir sistemden, işlem geçmişine başka bir sistemden, önceki kararlara ise üçüncü bir yerden ulaşıyor. Fusion'da ise alarmı yapay zekâ ajanı alıyor. Ajan ilgili veriyi topluyor, müşterinin tüm risk profiliyle karşılaştırıyor, geçmiş kararları kontrol ediyor, gerekçeyi yazıyor ve dosyayı kapatıyor. Bu yapıyı kullanan firmalarda rutin vakaların yaklaşık %77'si bu şekilde otomatik olarak sonuçlanıyor.
Sistem isim eşleştirmede de bağlamı hesaba katıyor. "José Luis Hernández", "Jose L. Hernandez" ve "J.L. Hernandez" aynı kişi mi, yoksa üç farklı kişi mi? Bu sorunun cevabını artık bağlam belirliyor. Yanlış pozitif (false positive) oranlarında %97'lik bir düşüş görüyoruz. Bu da vaka inceleme sürelerine ciddi ölçüde olumlu yansıyor.
Sahadan iki örnek vereyim. Moldcell'de 1,5 milyon kullanıcı korunuyor. Her gün 100.000'den fazla işlem taranıyor ve bunların yaklaşık 10.000'i incelemeye alınıyor. AirHelp ise günlük operasyon süresini yüzde 62 kısalttı. Şirket 35 ülkede 2,2 milyonu aşkın yolcu ödemesini bu altyapı üzerinden yönetiyor.
Uyum süreçlerinde yapay zekânın rolü büyürken kararların açıklanabilirliği de önem kazanıyor. Siz otomasyon ile insan değerlendirmesi arasındaki sınırı nasıl çiziyorsunuz?
Yapay zekânın uyum analistinin yerini alacağını düşünmüyorum, ama işin doğasını büyük ölçüde değiştirecek. complead'de sınırı da tam buradan çiziyoruz. Tekrar eden ve kanıtı net olan vakaları ajan sonuçlandırıyor. Politikayı belirlemek, gri alanlarda karar vermek ve ajanın kararlarını yönetmek ise insanın işi olarak kalıyor. Analist tekrar eden işleri kendisi yapmak yerine yapay zekânın verdiği kararları yönetiyor. Bu da uzmanlığı daha değerli kılıyor. Kuralların kod yazmadan, sade bir dille tanımlanabilmesi sayesinde kontrol de uyum ekibinde kalıyor.
Açıklanabilirlik konusunda net bir kuralımız var. Her ajan çıktısında üç şey bulunuyor: dayandığı kanıt, denetçinin beklediği formatta yazılmış bir gerekçe ve atılan her adımı, kontrol edilen her kaynağı gösteren şeffaf bir iş kaydı. Bir çıktı savunulabilir değilse onu yayına almıyoruz.
Şunu da eklemek isterim: Zayıf veri üzerine kurulan zekâ hata üretmez, kendinden emin hatalar üretir. Bu yüzden insanla otomasyon arasındaki sınırı çizerken ilk baktığımız şey veri kalitesi.
Sanction Scanner, complead bünyesinde yaptırım tarama ürünü olarak devam edecek. Mevcut müşterileriniz açısından ne korunuyor; yeni marka altında neler değişiyor?
Kısaca söylemek gerekirse hiçbir şey kesintiye uğramıyor. Sanction Scanner bir yere gitmiyor, complead çatısı altında devam ediyor. Ürünü kullanan hiçbir ekip için kesinti, taşıma ya da sözleşme değişikliği söz konusu değil.
Altı yılda kurduğumuz temel olduğu gibi korunuyor. 220'den fazla ülkede 1.500'ü aşkın listeden derlenen ve gerçek zamanlı güncellenen 3.000'in üzerindeki veri noktası yerinde duruyor. API altyapısı da değişmiyor. Yanıt süresi 200 milisaniyenin altında, çalışma süresi yüzde 99,95'in üzerinde ve entegrasyon ücreti alınmıyor.
Değişen ise müşterinin önündeki yol. Yaptırım taramasıyla başlayan bir kurum artık aynı veri katmanı üzerinde olumsuz medya, işlem izleme, fraud, risk değerlendirmesi ve KYC/KYB'ye geçebiliyor. Yeni bir tedarikçi aramadan, aynı müşteri kaydıyla büyüyebiliyor. Fusion'daki yapay zekâ ajanları da bu yolun bir parçası.
80’den fazla ülkede 800’ü aşkın kurumsal müşteriye ulaştınız. New York yapılanmanızla birlikte complead’in önümüzdeki dönemdeki büyüme öncelikleri neler? Türkiye ve diğer Türk devletleri bu stratejide nasıl bir yer tutuyor?
New York'ta bir satış ofisi değil, yerel bir tüzel kişilik ve yerel bir ekip kurduk. Bu yapı sayesinde Amerikalı bir müşterinin sözleşme, faturalama, veri yerleşimi ve denetim beklentilerini yerinde karşılayabiliyoruz. ABD'nin önceliğimiz olmasının sebebi açık: Dünyada finansal suçla mücadeleye en çok harcama yapılan yer orası. OFAC, FinCEN ve eyalet düzeyindeki gereklilikler hem büyük bankalar hem de hızlı büyüyen fintech'ler için ciddi bir yük oluşturuyor. Mevcut sistemler pahalı ve eskimiş durumda. Ayrıca müşterilerimizin bir kısmı zaten ABD'de faaliyet gösteriyor.
Ama ABD'ye odaklanmak, geldiğimiz yeri geride bırakmak anlamına gelmiyor. Altı yıl önce İstanbul'da küçük bir ofiste yola çıktık. Bir yandan kendi pazarımızda derinleşirken bir yandan da dünyaya açıldık. Bugün Hepsiburada, Kuveyt Türk Yatırım, QNB Finans Faktoring, Türk Telekom, Borusan ve OYAK gibi pek çok müşterimiz uyum süreçlerinde complead'i tercih ediyor. Avrupa, Orta Doğu, Orta Asya, Kafkasya ve Afrika'da büyüdük.
Türkiye ve Türk devletleri, veri avantajımızın doğduğu yer. Bu coğrafyada resmî ve merkezî bir küresel PEP kaydı yok, yerel listeler ve isim yapıları da çok çeşitli. Burada çözdüğümüz problemler bugün küresel ölçekte rekabet edebilmemizi sağlıyor. Bu yüzden bölge, stratejimizde hem kökümüz hem de bir büyüme alanı olarak kalacak. Hedefimiz iyi bir alternatif olmak değil, finansal suçla mücadelenin dünya genelinde nasıl yapıldığını yeniden tanımlamak.
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
