Türk Dünyasında Fintech İş Birliği: Regülasyon Uyumu ve Entegrasyon Perspektifi
KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk, Türk devletleri arasında fintech iş birliğinin sürdürülebilir ve ölçeklenebilir şekilde ilerleyebilmesi için regülasyon uyumunun belirleyici rolüne dikkat çekiyor.

FT Finansal Teknoloji’nin Türk Dünyası Fintech İş Birliği Röportaj Serisi kapsamında, KPMG Türkiye Fintech ve Dijital Finans Lideri Sinem Cantürk ile bölgesel entegrasyonun temel dinamiklerini ele aldık.
Türk devletleri arasında fintech alanında gelişen diyalog, ödeme sistemleri, açık bankacılık ve dijital kimlik gibi başlıklarda somut iş birliği potansiyelini ortaya koyuyor. Ancak bu potansiyelin sürdürülebilir ve ölçeklenebilir bir yapıya dönüşmesi, regülasyonlar arası uyum ve ortak çerçevelerin oluşturulmasına bağlı.
Cantürk’e göre, sınır ötesi işlemlerde lisanslama, veri paylaşımı ve müşteri doğrulama süreçlerindeki farklılıklar, teknik olarak mümkün olan çözümlerin uygulamaya geçişini sınırlayabiliyor. Bu nedenle, regülatörler arasında geliştirilecek ortak prensipler ve karşılıklı tanıma mekanizmaları, bölgesel fintech entegrasyonunun önünü açan temel unsurlar arasında yer alıyor.
1. Türk devletleri arasında fintech iş birliğini hızlandıracak en kritik alan sizce hangisi: ödeme sistemleri, regülasyon uyumu, yatırım entegrasyonu mu? Neden?
Bana göre bu üç başlık birbiriyle doğrudan bağlantılı olmakla birlikte, en kritik alan regülasyon uyumu.
Çünkü ödeme sistemlerinin entegrasyonu ya da yatırım akışlarının hızlanması, nihayetinde regülasyonların izin verdiği sınırlar içinde mümkün oluyor. Özellikle sınır ötesi işlemlerde lisanslama, veri paylaşımı, müşteri doğrulama ve uyum süreçleri farklılaştıkça, teknik olarak mümkün olan çözümler bile ölçeklenemiyor. Bu nedenle, regülatörler arasında ortak prensiplerin belirlenmesi ve en azından karşılıklı tanıma mekanizmalarının geliştirilmesi, diğer alanlarda atılacak adımların önünü açacaktır.
2. Bölgesel ödeme altyapılarının birlikte çalışabilir hale gelmesi için teknik ve regülasyon tarafında hangi somut adımlar atılmalı?
Teknik tarafta öncelikle açık standartların benimsenmesi ve API tabanlı mimarilerin yaygınlaştırılması gerekiyor. Gerçek zamanlı ödeme sistemlerinin (instant payment rails) birbirine bağlanabilir olması, kullanıcı deneyimi açısından kritik bir eşik.
Bunun yanı sıra mesajlaşma standartlarında uyum (örneğin ISO 20022 gibi) ve birlikte çalışabilirlik testlerinin yapılması da önemli.
Regülasyon tarafında ise lisansların karşılıklı tanınması, sınır ötesi ödeme işlemlerine ilişkin süreçlerin sadeleştirilmesi ve veri paylaşımına yönelik net çerçevelerin oluşturulması gerekiyor. Merkez bankaları ve düzenleyici otoriteler arasında kurulacak teknik çalışma grupları, bu sürecin hem hızlanmasını hem de daha sağlıklı ilerlemesini sağlayacaktır.
3. Sandbox uygulamaları, lisans tanıma ve AML/KYC çerçeveleri açısından Türk dünyasında ortak bir model mümkün mü? Kısa vadede gerçekçi bir yol haritası ne olabilir?
Kısa vadede tamamen ortak bir model oluşturmak yerine, uyumlaştırılmış bir yaklaşım benimsemek daha gerçekçi bir strateji olur diye düşünüyorum.
İlk aşamada regülatörler arasında bilgi paylaşımının artırılması ve mevcut sandbox deneyimlerinin karşılıklı olarak değerlendirilmesi önemli. Bunu takiben, belirli kullanım alanlarında ortak sandbox programları veya karşılıklı sandbox kabulü gibi modeller devreye alınabilir.
AML/KYC tarafında ise minimum ortak standartların belirlenmesi kritik bir adım olacaktır. Özellikle dijital kimlik ve uzaktan müşteri edinimi süreçlerinde birlikte çalışabilir çözümler geliştirilmesi, hem kullanıcı deneyimini iyileştirir, hem de operasyonel verimliliği artırır. Bu alanda atılacak küçük ama somut adımların, orta vadede daha geniş bir entegrasyonun temelini oluşturacağını düşünüyorum.
4. Türk dünyası fintech ekosisteminin Avrupa ve Orta Doğu finans altyapılarıyla entegrasyonu konusunda nasıl bir köprü modeli önerirsiniz?
Tek merkezli bir yapıdan ziyade, çok merkezli ve esnek bir köprü modelinin daha sürdürülebilir olacağına inanıyorum. Türkiye, hem regülasyon olgunluğu, hem de finansal altyapı açısından doğal bir köprü rolü üstlenebilir. Bunun yanında Orta Asya ülkeleri de kendi bölgesel bağlantılarıyla bu yapıya katkı sağlayabilir.
Bu köprünün temelinde, uluslararası standartlara uyum, regülasyonlar arası diyalog ve ortak platformlar yer almalı. Özellikle ödeme sistemleri, dijital kimlik ve veri paylaşımı gibi alanlarda geliştirilecek ortak çözümler, Avrupa ve Orta Doğu ile entegrasyonu daha hızlı ve sürdürülebilir hale getirebilir.
5. Bölgesel pilot projeler tasarlanacak olsa, sizce hangi ürün veya kullanım alanı ilk somut iş birliği örneği olabilir?
En hızlı etki yaratabilecek alanların başında sınır ötesi para transferleri geliyor. Özellikle bireysel kullanıcılar ve KOBİ’ler için daha düşük maliyetli ve hızlı ödeme çözümleri, doğrudan ekonomik aktiviteyi destekleyen bir etki yaratır. Bunun yanında ticaret finansmanı ile entegre ödeme çözümleri de güçlü bir kullanım alanı olabilir.
Ayrıca dijital kimlik ve e-KYC çözümleri de pilot projeler için oldukça uygun. Bu tür çözümler, hem regülasyon tarafında somut kazanımlar sağlar, hem de farklı ülkelerde faaliyet gösteren fintech’lerin müşteri edinim süreçlerini kolaylaştırır.
6. Önümüzdeki 24 ay içinde Türk dünyası fintech iş birliğinin başarılı sayılabilmesi için hangi 3 ölçülebilir çıktıyı görmek gerekir?
İlk olarak, en az birkaç ülke arasında aktif olarak çalışan bir sınır ötesi ödeme koridorunun hayata geçirilmesi önemli bir gösterge olacaktır.
İkinci olarak, regülatörler arasında imzalanmış iş birliği anlaşmaları ve bu anlaşmalar kapsamında kurulan aktif çalışma grupları kritik bir ilerleme göstergesidir.
Üçüncü olarak ise, bölgeden çıkan ve birden fazla ülkede faaliyet gösteren fintech girişimlerinin sayısında somut bir artış görmeyi bekleriz.
Bu üç alan birlikte değerlendirildiğinde, iş birliğinin yalnızca niyet düzeyinde kalmadığını, uygulamaya geçtiğini söylemek mümkün olur.
7. Kişisel perspektifinizden bakıldığında, 5 yıl sonra Türk dünyasında fintech alanında nasıl bir tablo görmeyi umuyorsunuz?
Önümüzdeki beş yıl içinde daha entegre, daha uyumlu ve küresel ölçekte rekabet edebilen bir fintech ekosistemi oluşmasını bekliyorum.
Bölge içinde finansal işlemlerin daha hızlı ve düşük maliyetli hale geldiği, regülasyonların belirli ölçüde uyumlaştığı ve fintech’lerin sınır ötesi ölçeklenebildiği bir yapı öne çıkacaktır.
Bununla birlikte, yalnızca teknolojik değil, kurumsal ve regülasyonel iş birliklerinin de derinleştiği bir ekosistem görmek önemli. Bu dönüşümün, finansal kapsayıcılığı artırarak ve ticaret akışlarını kolaylaştırarak bölge ekonomilerine de anlamlı katkı sağlayacağına inanıyorum.
Bu içerik, FT Finansal Teknoloji’nin Türk devletleri arasında finansal teknoloji alanında gelişen iş birliklerini ele aldığı Türk Dünyası Fintech İş Birliği Röportaj Serisi kapsamında hazırlanmıştır.
Serinin tüm röportajlarına ve analizlerine ilgili sayfa üzerinden erişebilirsiniz.
Sesli Dinle
Finansal Teknoloji, Ödeme Sistemleri ve Regülasyon Analisti
Finansal teknoloji, ödeme sistemleri ve regülasyon alanlarında çalışan analist ve yayıncıdır. FT Finansal Teknoloji’de fintech ekosisteminin yapısal dönüşümü, finansal mimari ve regülasyon etkileri üzerine analizler üretir.
