Fintech Zone: Türkiye'den Bölgesel Fintek Başarı Hikâyeleri Çıkarmayı Hedefliyor
İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Fintech Zone'un Genel Müdürü Bilal Benna Haksal, FT Finansal Teknoloji'ye verdiği özel röportajda Türkiye fintek ekosisteminin gelişimini, Fintech Gate programını, açık inovasyon yaklaşımını, yapay zekâ ve dijital finansın geleceğini, ayrıca Türk Dünyası fintek ekosistemleriyle geliştirilebilecek bölgesel iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

İstanbul Finans Merkezi bünyesinde faaliyet gösteren Fintech Zone, Türkiye'nin finansal teknoloji ekosistemini bölgesel ölçekte güçlendirmeyi hedefleyen girişimcilik ve inovasyon platformlarından biri olarak çalışmalarını sürdürüyor. FT Finansal Teknoloji'nin sorularını yanıtlayan Fintech Zone Genel Müdürü Bilal Benna Haksal; Fintech Gate programının ekosisteme sağlayacağı katkıları, Türkiye'nin fintek alanındaki rekabet avantajını, açık inovasyon yaklaşımını ve Türk Dünyası fintek ekosistemleriyle geliştirilebilecek stratejik iş birliği fırsatlarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
1. Fintech Zone’u İstanbul Finans Merkezi içerisindeki rolüyle nasıl tanımlarsınız? Bugün bir fintek girişimi neden Fintech Zone’un parçası olmak istemeli?
Fintech Zone’u, İstanbul Finans Merkezi’nin teknoloji ve inovasyon odağını tamamlayan stratejik bir parçası olarak görüyoruz. İFM, finansın merkezî aktörlerini bir araya getirirken, Fintech Zone bu yapının içinde fintek girişimlerinin gelişebileceği, finansal kurumlarla temas kurabileceği, regülasyon, Ar-Ge, ticarileşme ve yatırım süreçlerinde destek alabileceği tematik bir teknopark olarak konumlanıyor. Bu yönüyle Fintech Zone’u, Türkiye’nin fintek alanındaki stratejik hedeflerini hayata geçirmeye katkı sunan bir ekosistem olarak görüyoruz.
Bir fintek girişimi Fintech Zone’a katıldığında, İFM ve TGB mevzuatının sağladığı avantajlardan yararlanma imkânı buluyor. Bu sayede girişimler Ar-Ge kapasitelerini güçlendiriyor, maliyet ve rekabet avantajı elde ediyor. Aynı zamanda bulunduğumuz konum itibarıyla finansal kurumlarla daha etkili iş birlikleri geliştirmelerine ve yatırımcılarla nitelikli temas kurmalarına destek oluyoruz.
Buna ek olarak, önem verdiğimiz bir diğer konu da kümelenme. Fintek girişimleri için doğru kurumlarla, doğru yatırımcılarla ve doğru bilgiyle zamanında buluşabilmek kritik önem taşıyor. Bu denklemin farkında olarak, Fintech Zone’da girişimlerimizi yerelden globale taşımayı hedefleyen ve birlikte geliştirme kültürünü merkeze alan bir teknopark yapısı inşa ediyoruz.

2. Türkiye fintek ekosistemi son yıllarda önemli bir ölçeğe ulaştı. Bugün sektörün olgunluk seviyesini nasıl değerlendiriyorsunuz? Sizi en çok heyecanlandıran ve geliştirilmesi gerektiğini düşündüğünüz alanlar neler?
Ülkemizdeki fintek ekosistemi, belirli dikeylerde uzmanlığını geliştirmiş, bankacılık ve ödeme sistemleriyle entegrasyonu güçlü, uluslararası pazarlara açılma iştahı yüksek bir seviyeye ulaştı. Mevcut bankacılık altyapısı, dijital okuryazarlığın yaygınlığı ve genç girişimci kapasitesiyle Türkiye, finansal teknolojiler dünyasında önemli bir oyuncu haline gelmiş durumda. Özellikle ödeme sistemleri, açık bankacılık, blokzincir, kripto varlıklar ve finansman çözümleri gibi alanlarda heyecan verici bir çeşitlilik oluştuğunu görüyoruz.
Bizi heyecanlandıran diğer bir konu da fintek girişimlerinin finans sektörüne sunduğu katkıyla birlikte ticaret, perakende, mobilite, sigorta, turizm, lojistik ve kamu hizmetleri gibi farklı sektörlerin dönüşümüne de hizmet etmesi. Gömülü finans, açık finans ve yapay zekâ destekli finansal ürünlerin önümüzdeki dönemde bu dönüşümün ana taşıyıcıları olacağını düşünüyoruz.
Geliştirilmesi gereken konuları düşündüğümüzde; ölçeklenme, uluslararasılaşma, regülasyon uyumu ve kurumlar arası iş birliklerinin sistematikleşmesi gibi başlıklar öne çıkıyor. Girişimcilerimizin iyi ürün geliştirme kabiliyetlerine ek olarak, bu ürünlerin büyük çaplı kurum ve projelerle entegre olabilmesi, güvenli ortamlarda test edilebilmesi, yatırımcılara doğru metriklerle sunulabilmesi ve globale açılabilmesi için destek mekanizmalarının güçlenmesi gerektiğini söyleyebiliriz. Fintech Zone olarak biz de tam bu noktada bir köprü görevi üstleniyoruz.
3. Fintech Gate’i hayata geçirirken çözmek istediğiniz temel problem neydi? Kurumlar ile fintek girişimlerinin iş birliği geliştirmesinin önündeki en büyük engelin ne olduğunu düşünüyorsunuz?
Kurumların ihtiyaçları ile girişimlerin yenilikçi çözümleri arasında çok gerekli bir eşleşme ihtiyacı bulunuyor. Fintech Zone İstanbul’un hayata geçirdiği ilk proje olan Fintech Gate ile bu eşleşmeyi tesadüfe bırakmayan, ihtiyaç analizi, değerlendirme, mentörlük, test ortamı, PoC ve yatırım bağlantılarını içeren yapılandırılmış bir model oluşturmak istedik. Bu şekilde ekosistemdeki iyi fikirlerin doğru zeminde, ölçülebilir ve sürdürülebilir biçimde bir araya gelmesini sağlıyoruz.
Bu noktada güven ve entegrasyon, iki kritik unsur olarak öne çıkıyor. Kurumlar açısından ihtiyaç ve sorunlarının doğru anlaşılması, bunlara hızlı ve etkili çözümler geliştirilmesi büyük önem taşıyor. Girişimler içinse doğru karar vericilere ulaşmak ve projelerini gerçek bir ihtiyaçla zaman kaybetmeden buluşturmak belirleyici oluyor. Fintech Gate, finans ve fintek ekosistemine katkı sağlamak vizyonuyla bir tercüman ve kolaylaştırıcı işlevi üstlenerek proje paydaşlarını doğru kanallara yönlendiriyor. Böylece açık inovasyonun yalnızca bir kavram olarak kalmayıp sürdürülebilir ve ticarileştirilebilir bir uygulamaya dönüşmesini hedefliyor.

4. Fintech Gate kapsamında kurumların sandbox ve inovasyon ortamlarını girişimlere açması dikkat çekiyor. Bu modelin Türkiye’de açık inovasyon kültürü ve kurum-girişim iş birlikleri açısından nasıl bir dönüşüm yaratmasını bekliyorsunuz?
Girişimlerin yenilikçi çözümlerini gerçek kurumsal ihtiyaçlarla, kontrollü bir ortamda test edebilmelerinin en somut alanları şüphesiz sandbox ve inovasyon ortamlarıdır. Bu modeller sayesinde kurumlar, yeni teknolojileri girişimlerle birlikte deneyen, ölçen ve geliştiren aktörlere dönüşüyor.
Sandbox yaklaşımıyla Fintech Gate’te yapmaya çalıştığımız şey, Türkiye’de mevcut bulunan kurum-girişim iş birliklerinin daha sistematik, tekrarlanabilir ve ölçeklenebilir hale gelmesine katkı sağlamaktır. Paydaş kurumların API’lerini, uzmanlıklarını ve inovasyon altyapılarını girişimcilere açması, ürünlerin daha hızlı doğrulanmasını ve daha gerçek ihtiyaçlara yönelik çözümler geliştirilmesini sağlayacaktır.
Bu modelin zamanla kültürel bir dönüşüme öncülük edeceğine inanıyoruz. Kurumlar açısından açık inovasyon, sadece etkinlik veya yarışma formatından çıkarak iş sonuçlarına bağlanan bir modele dönüşecektir. Girişimler açısından ise büyük kurumlarla çalışma süreçleri daha öngörülebilir, daha güvenli ve daha ölçülebilir hale gelecektir. Uzun vadede bu yaklaşımın Türkiye’de fintek alanında daha fazla ticarileşme ve daha fazla uluslararası başarı hikâyesi üretmesini bekliyoruz.
5. Yapay zekâ, açık finans, dijital varlıklar ve gömülü finans küresel fintek gündemini şekillendiriyor. Önümüzdeki 3-5 yılda Türkiye’nin bölgesel ölçekte rekabet avantajı oluşturabileceğini düşündüğünüz alanlar hangileri?
Yakın gelecekte özellikle ödeme teknolojileri, yapay zekâ destekli finansal çözümler ve dijital varlık altyapıları gibi alanlarda Türkiye’nin rekabet avantajı kazanabileceğini düşünüyorum. Ülke olarak güçlü bir finansal altyapı geçmişine ve yeni teknolojiye hızlı adapte olan bir kullanıcı kitlesine sahibiz. Bu iki unsur, üretilecek fintek çözümleri için önemli avantajlar sağlamaktadır.
Veriye dayalı yeni iş modellerinin gelişmesiyle KOBİ finansmanı, kişiselleştirilmiş finansal yönetim, alternatif skorlama ve dijital cüzdan çözümleri önemli fırsatlar olarak karşımıza çıkıyor. Yapay zekâ; risk ve fırsat analizleri, dolandırıcılık önleme, kullanıcı deneyimi, regülasyon uyumu ve operasyonel verimlilik alanlarında kendisini göstermeye devam edecektir. Bu alanlarda geliştirilecek çözümler, Türkiye pazarıyla birlikte yakın coğrafyamızdaki benzer finansal ihtiyaçlar için de rahatlıkla ölçeklenebilir niteliktedir.
Bu ölçeklenme potansiyelinin sürdürülebilir ekonomik değere dönüşebilmesi için girişimlerin sermayeye, nitelikli insan kaynağına, güçlü teknolojik altyapıya ve uluslararası pazarlara erişimini kolaylaştıran bütüncül bir ekosisteme ihtiyaç bulunuyor. Yatırım ve Finans Ofisi’nin Powerhouse for Investments vizyonu kapsamında hayata geçirilen yatırım, girişimcilik ve yetenek odaklı düzenlemeler; İstanbul Finans Merkezi’nin sunduğu avantajlar, hizmet ihracatını destekleyen uygulamalar, dijital şirketleşme imkânları, çalışanların şirketlere ortak olmasını kolaylaştıran modeller ve girişim sermayesi araçlarıyla bu ekosistemi somut biçimde güçlendiriyor. Fintech Zone İstanbul olarak biz de bu altyapıdan yararlanarak yenilikçi fintek çözümlerinin Türkiye’den bölgesel ve küresel pazarlara açılmasına kadar uzanan gelişim yolculuğunu desteklemeyi; ülkemizin finansal teknolojiler alanındaki rekabet gücünü artıran ve ekosisteme yön veren uluslararası bir merkez oluşturmayı hedefliyoruz.
6. FT Atlas verilerinde Azerbaycan, Kazakistan ve Özbekistan başta olmak üzere Türk Dünyası fintek ekosistemlerinde dikkat çekici bir büyüme görüyoruz. Fintech Zone’un bu coğrafyayla daha yakın iş birlikleri geliştirme veya bölgesel bir köprü olma yönünde bir vizyonu bulunuyor mu?
Fintech Zone olarak sunduğumuz temel değer önerilerimizden biri de globalleşme. Globalleşmeyi, Türkiye’nin hinterlandında yer alan pazarlardan küresel finans ve teknoloji ağlarına uzanan çift yönlü bir köprü vizyonunun parçası olarak görüyoruz. Bu açıdan düşündüğümüzde Türk Dünyası hem kültürel yakınlık hem de ekonomik potansiyel açısından öncelikli coğrafyalardan birisidir.
Türk Cumhuriyetleri’nde fintek alanındaki büyüme, bölgesel iş birlikleri için güçlü bir zemin oluşturuyor. Bu ülkelerde de dijital ödemeler, bankacılık teknolojileri, alternatif finansman, açık bankacılık ve regülasyon teknolojileri gibi alanlar hızla gelişiyor. Türkiye’nin ise güçlü finansal kurumları, girişimcilik ekosistemi, regülasyon deneyimi, İFM altyapısı ve teknoloji üretim kapasitesiyle bu coğrafya için doğal bir merkez olabileceğine inanıyoruz.
Türk Dünyası’ndaki fintek girişimlerinin Türkiye üzerinden daha geniş pazarlara erişmesini ve güçlü iş birlikleri kurmasını sağlamak bizim için önemli bir motivasyon kaynağı olacaktır. Bu motivasyonla ortak hızlandırma programları, karşılıklı girişim transferi, yatırımcı buluşmaları, soft-landing mekanizmaları, ekosistem raporları ve kurum-girişim eşleştirmeleri gibi faaliyetlerin İstanbul’un bölgesel finans merkezi olma hedefiyle örtüştüğünü düşünüyoruz.
7. Önümüzdeki dönemde Fintech Zone ve Fintech Gate tarafında hangi hedeflere odaklanacaksınız? Sizi en çok heyecanlandıran bir sonraki adım nedir?
Fintech Zone olarak önceliğimiz, tematik teknopark modelimizi tam kapasiteyle çalışır hale getirmek ve fintek girişimleri için uçtan uca değer üretebilen bir yapı oluşturmaktır. Ar-Ge, kuluçka, hızlandırma, yatırım, ticarileşme, regülasyon, uluslararasılaşma ve kurumsal iş birlikleri başlıklarını birbirine bağlayan bütüncül bir model üzerinde ilerliyoruz. Hedefimiz, girişimlere fiziki alan sağlarken aynı zamanda onların büyüme yolculuklarında aktif rol alan, hayallerini gerçekleştirme yolunda onları yönlendiren bir merkez olmak.
Hızlandırma süreci devam eden Fintech Gate programında ise sistematik bir şekilde girişimler ile kurumları eşleştirmeye, sandbox ve PoC süreçlerini güçlendirmeye, demo day ve yatırım bağlantılarıyla bu süreci somut çıktılara dönüştürmeye odaklanmış durumdayız. Bunun yanında uluslararası hızlandırma programları, teknoloji merkezleri ve yatırım ağlarıyla geliştireceğimiz iş birlikleri sayesinde girişimlerimizin yeni pazarlara erişimini kolaylaştıracak projeler üzerinde de çalışıyoruz. Örneğin Bilişim Vadisi tarafından yürütülen BİGGVADİ programında stratejik ortak olarak yer alarak, finans teknolojileri alanındaki yenilikçi iş fikirlerinin teknoloji doğrulama, pazar uyumu ve yatırım hazırlığı süreçlerine katkı sunuyoruz. Yine benzeri yerel ve uluslararası programlar aracılığıyla girişimcilerimizin fikir aşamasından şirketleşmeye uzanan yolculuklarını mentörlük, ticarileşme ve sektörle iş birliği imkânlarıyla desteklemeyi amaçlıyoruz.
Bizim için bir sonraki adım, Fintech Zone’un sahip olduğu stratejik vizyonun sahada ölçülebilir başarı hikâyelerine dönüşmesi. Yani bir fintek girişiminin burada ürününü geliştirmesi, bir finansal kurumla test etmesi, yatırım alması, yurt dışına açılması ve Türkiye’den çıkan yeni nesil fintek başarı hikâyelerinden biri haline gelmesi. Bu doğrultuda Fintech Zone olarak ülkemizden bölgesel ve küresel fintek şirketlerinin çıkmasına doğrudan katkı sağlamak için tüm imkânlarımızla çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Fintech Zone Genel Müdürü Bilal Benna Haksal
Sesli Dinle
Editör Ekibi
FT Finansal Teknoloji editör ekibi, fintech ve dijital finans alanındaki gelişmeleri haber değeri ve editoryal perspektifle takip eder.
