Bir Ecosystem | Bir Payments CEO’su Jalal Orujov’dan Türk Dünyasında Fintech Entegrasyonu Perspektifi
PASHA Holding bünyesinde geliştirilen Bir Ecosystem | Bir Payments CEO’su Jalal Orujov, Azerbaycan’dan Türk dünyasına uzanan fintech iş birliği perspektifini; ödeme sistemleri, platform yaklaşımı ve bölgesel entegrasyon dinamikleri üzerinden değerlendiriyor.

FT Finansal Teknoloji’nin Türk Dünyası Fintech İş Birliği Röportaj Serisi kapsamında, Bir Ecosystem | Bir Payments CEO’su Jalal Orujov ile Azerbaycan fintech ekosisteminin dönüşümünü ve bölgesel entegrasyonun temel dinamiklerini ele aldık.
Azerbaycan’da ödeme sistemleri, açık bankacılık ve platform temelli finansal yapılar üzerinden şekillenen dönüşüm, Türk devletleri arasında birlikte çalışabilir bir finansal mimari kurulmasına yönelik önemli sinyaller veriyor. Ancak bu sürecin ölçeklenebilir ve sürdürülebilir hale gelmesi, teknik altyapıların ötesinde regülasyon uyumu, operasyonel koordinasyon ve ortak standartların geliştirilmesiyle doğrudan ilişkili.
Orujov, özellikle platform ekonomisi yaklaşımının finansal hizmetlerle bütünleştiği yeni modelde, bankacılık, ödeme sistemleri ve ticaret katmanlarının birlikte kurgulanmasının bölgesel iş birliğini hızlandırabilecek kritik bir alan olduğuna işaret ediyor.
1- PASHA Holding altında geliştirilen Bir ekosistemi ve ödeme sistemleri yapısını, Azerbaycan fintech ekosistemindeki dönüşüm içinde nasıl konumlandırıyorsunuz? Bu yapı, geleneksel bankacılığın ötesinde nasıl bir model ortaya koyuyor?
PASHA Holding bünyesindeki Bir ekosisteminin 2026 başında yeniden yapılandırılması, Azerbaycan finansal hizmetler alanında belirleyici bir dönüşümü temsil ediyor. Bu dönüşüm, geleneksel ve silo yapılı bankacılık modellerinden, tamamen entegre ve platform merkezli bir yaklaşıma geçişi ifade ediyor.
Ekosistem; Birmarket (e-ticaret), BirFintech (bireysel kredi, kurumsal, KOBİ ve mikro işletmeler segmentlerini kapsayan yapı) ve BirPayments olmak üzere üç stratejik dikey altında organize ediliyor. Bu yapı, finansal ve finansal olmayan hizmetlerin tek bir dijital çerçevede bilinçli şekilde yakınsamasını yansıtıyor.
Bu kapsamda BirPayments, müşterilerin günlük ödeme ihtiyaçlarına odaklanıyor ve bireysel ile ticari kullanıcılar için ayrı ayrı tasarlanmış geniş bir ödeme aracı seti sunuyor. Bireysel kullanıcılar için uluslararası ve yerel kartlar, e-cüzdanlar ve banka hesaplarına dayalı ödeme seçenekleri öne çıkarken; işletmeler için farklı ödeme araçlarının kabulü ve günlük operasyonları destekleyen temel bankacılık hizmetleri sunuluyor.
Aynı zamanda sadakat mekanizmaları tüm ekosisteme entegre edilmiş durumda. Bir diğer önemli hedef ise nüfusun yaklaşık yüzde 20’sini oluşturan bankasız kesimin ve yüzde 30–40 aralığındaki sınırlı bankacılık erişimine sahip kullanıcıların sisteme dahil edilmesi.
Öte yandan Azerbaycan Merkez Bankası ile yürütülen sandbox çalışmaları—örneğin Binance ile kripto alım-satım iş birlikleri ve kripto acquiring pilotları—regülasyon tarafında pragmatik ve inovasyon odaklı bir yaklaşımın varlığına işaret ediyor.
Tüm bu unsurlar birlikte değerlendirildiğinde, Bir ekosistemi yalnızca geleneksel bankacılığın ötesine geçen değil, aynı zamanda bütüncül bir dijital ekonomi platformuna dönüşen ileri görüşlü bir model ortaya koyuyor.
2- Azerbaycan’ı fintech ve ödeme sistemleri alanında Türk devletleri arasında nasıl konumlandırıyorsunuz? Bölgesel iş birliği açısından güçlü yönleri ve gelişim alanları nelerdir?
Azerbaycan, güçlü ve çeşitlendirilmiş ödeme altyapısı sayesinde Türk dünyası fintech ekosistemi içinde rekabetçi bir konumda yer alıyor. Ülkede birleşik QR standartları, anlık ödeme altyapıları ve açık bankacılık çerçeveleri başarıyla uygulanmış durumda. Bu da modern ve birlikte çalışabilir bir finansal yapı oluşturuyor.
Kullanıcı tarafında ise kart ve e-cüzdan penetrasyonu oldukça yüksek seviyede. Kişi başına ortalama iki kart düşmesiyle Azerbaycan, Türkiye ve Kazakistan’ın ardından üçüncü sırada yer alıyor. Bu durum, finansal dijitalleşmenin yüksek seviyesine işaret ediyor.
Bununla birlikte bazı yapısal sınırlamalar mevcut. Görece küçük nüfus, pazarın ölçeğini sınırlandırırken; bankacılık tarafındaki yoğun rekabet fintech oyuncuların pazar payını daraltabiliyor. POS altyapısının yaygın olmasına rağmen e-ticaret tarafında hâlâ önemli bir büyüme potansiyeli bulunuyor. Özellikle Türkiye gibi daha gelişmiş pazarlarla karşılaştırıldığında bu alan dikkat çekiyor.
3- Türk devletleri arasında ödeme sistemlerinin birlikte çalışabilir hale gelmesi için en kritik teknik ve operasyonel eşikler nelerdir? Kısa vadede en somut ilerleme nerede mümkün görünüyor?
Türk devletlerinin büyük çoğunluğunda bireysel ve ticari ödeme sistemleri ile yerel kart şemaları kurulmuş olsa da, bu sistemler büyük ölçüde ulusal sınırlar içinde çalışıyor. Ülkeler arası birlikte çalışabilirlik için çeşitli kritik eşiklerin aşılması gerekiyor.
Teknik tarafta farklı standartlar ve sistem mimarileri entegrasyonu zorlaştırıyor. Operasyonel olarak zaman dilimleri ve mutabakat süreçlerindeki farklılıklar senkronizasyonu güçleştiriyor. Döviz yönetimi ve kur dönüşümüne ilişkin faktörler de ek bir karmaşıklık yaratıyor. Tüm bunlara ek olarak regülasyon farklılıkları, sınır ötesi işlemleri mümkün kılacak ortak çerçevelerin oluşturulmasını zorunlu hale getiriyor.
Kısa vadede en somut ilerleme, bireysel ve ticari segmentlerde sınır ötesi para transferlerinde görülmesi bekleniyor. ISO gibi uluslararası standartların kullanımı bu süreci hızlandırabilir. Bunun yanında yerel kart şemalarının karşılıklı kabulünü sağlayacak ikili anlaşmalar, ölçeklenebilir ve pratik bir yol haritası sunuyor.
4- Türk devletleri arasında sınır ötesi ödeme ve dijital finansal hizmetleri kolaylaştırmak için nasıl bir ortak yapı geliştirilebilir? Banka–fintech iş birlikleri bu süreçte nasıl konumlanmalı?
Türk devletleri genelinde entegre finansal hizmetlerin tek seferde hayata geçirilmesi kısa vadede gerçekçi değil. Daha uygulanabilir yaklaşım, iki veya üç ülke arasında başlayacak iş birlikleriyle hukuki, teknik ve operasyonel bir model oluşturmak ve bu modeli zamanla genişletmek olacaktır.
Bu süreçte fintech şirketleri, çevik yapıları ve görece esnek regülasyon ortamları sayesinde başlangıç aşamasında merkezi bir rol üstlenmeli. Bankalar ise altyapı sağlayıcı ve uyum garantörü olarak sistemin güven ve istikrar katmanını oluşturmalı.
En uygun model; ikili pilot anlaşmalar, regülasyon sandbox testleri ve modüler bir uygulama çerçevesinin birlikte yürütülmesini içeriyor. Bu yapı, öğrenme ve ölçekleme süreçlerini kademeli olarak mümkün kılarak bölgesel entegrasyonu güçlendirebilir.
5- Açık bankacılık ve veri paylaşımı modelleri Türk dünyasında nasıl evrilmeli? Ortak standartlar mı, yoksa ülke bazlı uyum modelleri mi daha gerçekçi?
Açık bankacılığın Türk dünyasındaki gelişimi açısından öncelik ortak standartların benimsenmesi olmalı. Bölgedeki ülkelerin büyük çoğunluğu zaten açık bankacılık regülasyonlarını oluşturmuş durumda. Bu nedenle yeni çerçeveler oluşturmak yerine mevcut yapıların uyumlaştırılması daha doğru bir yaklaşım olacaktır.
Ortak teknik bir zemin, birlikte çalışabilirliği ve sınır ötesi entegrasyonu mümkün kılarken; ülkelere özgü hukuki düzenlemeler yerel ihtiyaçları karşılayacak şekilde korunabilir. Bu dengeli yaklaşım, hem verimlilik hem de regülasyon uyumu açısından en uygulanabilir model olarak öne çıkıyor.
6- Yapay zekâ ve otomasyonun finansal hizmetlerde, özellikle ödeme sistemleri ve müşteri deneyimi tarafında artan rolü nasıl bir dönüşüm yaratıyor? Bölgesel ölçekte bu dönüşüm nasıl hızlandırılabilir?
Yapay zekâ ve otomasyon, finansal hizmetleri hızla dönüştürüyor. Özellikle ödeme sistemleri ve müşteri deneyimi alanlarında daha hızlı ürün geliştirme, 7/24 müşteri etkileşimi, yüksek seviyede kişiselleştirme ve maliyet avantajları sağlıyor.
Ancak regülasyon kaynaklı sınırlamalar—özellikle bankacılıkta bulut kullanımına getirilen kısıtlar—bu dönüşümün hızını etkileyebiliyor. Bu nedenle birçok ülke kendi büyük dil modellerini (LLM) geliştirmeye yöneliyor. Bu yaklaşım ise maliyetleri artırırken inovasyonu yavaşlatma riski taşıyor.
Bölgesel ölçekte bu süreci hızlandırmak için iş birlikleri kritik. Ortak yapay zekâ modellerinin geliştirilmesi, ulusal kapasite inşasında karşılıklı destek ve kullanım senaryolarının paylaşılması bu süreci destekleyebilir. Ayrıca sektörel forumlar, konferanslar ve sınır ötesi girişimler bilgi paylaşımını artırarak hızlandırıcı rol oynayabilir.
7- Önümüzdeki 24 ayda Türk dünyasında fintech iş birliğinde gerçek ilerlemeyi gösterecek somut gelişmeler neler olur?
Önümüzdeki 24 ayda fintech iş birliğinde gerçek ilerleme, birkaç temel gelişme üzerinden ölçülebilir.
Öncelikle, ülkeler arasında hayata geçirilen ikili sınır ötesi ödeme girişimleri somut entegrasyonun en net göstergesi olacaktır.
Bunun yanında bölgesel etkinliklerin, çalışma gruplarının ve ortak platformların sayısı ve kapsamı arttıkça; paydaşların birlikte çözüm geliştirdiği bir yapı oluşması, kurumsal uyumun güçlendiğine işaret eder.
PASHA Holding tarafından Azerbaycan, Türkiye, Gürcistan, Kazakistan ve Özbekistan gibi ülkelerde düzenlenen INMerge gibi çok taraflı organizasyonlara artan katılım da bu ivmeyi destekleyen bir gösterge olacaktır.
Son olarak, pilot uygulamaların farklı pazarlarda başarılı şekilde tekrar edilmesi ve ölçeklenmesi, bölgesel fintech ekosisteminin parçalı yapıdan çıkarak daha bütüncül ve birlikte çalışabilir bir modele evrildiğini gösterecektir.
Bu içerik, FT Finansal Teknoloji’nin Türk devletleri arasında finansal teknoloji alanında gelişen iş birliklerini ele aldığı Türk Dünyası Fintech İş Birliği Röportaj Serisi kapsamında hazırlanmıştır.
Serinin tüm röportajlarına ve analizlerine ilgili sayfa üzerinden erişebilirsiniz.
Sesli Dinle
Finansal Teknoloji, Ödeme Sistemleri ve Regülasyon Analisti
Finansal teknoloji, ödeme sistemleri ve regülasyon alanlarında çalışan analist ve yayıncıdır. FT Finansal Teknoloji’de fintech ekosisteminin yapısal dönüşümü, finansal mimari ve regülasyon etkileri üzerine analizler üretir.
